DTP-PKK’nin sokak gösterileri vede unutulmak istenen Kurdistan.

Dezember 3, 2009 Arsiv, Editör

dtp_pkkBir süredir yazamiyorum. PKK vede DTP’nin yaptiklarina bakip anlamaya calisiyorum.

Gösteriler her tarafa yayilmis durumda, buna örgütlülük deniliyorsa eger mükemmel, bunun hizmet ettigi cizgi halkin özgürlügü vede ülkemizin gelecegi ise büyük saygi duyarim vede sonuna kadar sahsen desteklerim.

Kürdistani Öcalan ile özdeslestirmek Öcalanada hakarettir. Yillardir Imrali Adasindan hertürlü Kurdistani söyleme karsi cikip M.Kemali yüceltmesi vede dolayisi ile kendisini onun Halefi yerine koyup Kürdlere Kurdistani zindan etmeyi amaclamasini ise sert bir dille kinarim.

Türklerin meclisine girmis vede Kurdistanda güc olmus bir Kürd (?) partisi milyonlara hitap etme zemini yakalamisken kalkip Kürdleri Öcalanin hapis kosullari adi altinda meydanlara sürmesine hic bir anlam veremiyorum.

Peki bu kadar örgütlü bir güc Kurdistan adi ile gösteriler vede ona benzer demokratik eylemler yapsa ne olur? Kiyametmi kopar? Binlerce siyasi Kürd tutuklu en kötü kosullarda hapis yatiyor vede düzenli iskencelerden geciriliyor. Onlarin saglikli yasamasi icin DTP yada PKK ne yapti, ne yapiyor?

Neden bu halkin enerjisini bos yere harcayip TSK vede demokrasi karsiti MHP-CHP’nin elini güclendiriyorsunuz? Siz kime hizmet ediyorsunuz?

Bu siyasi sorumsuzluktan olumlu bir sonuc cikarmak aptalliktan öteye gecmez.

Kisa vede öz: Ey DTPli halkin secilmis Milletvekilleri! Kurdistan icin sokaklara dökülmeye vede halkin istemlerini haykirmaya varmisiniz?

Haydi rastgele…

Xusrew Sever

03.12.09

Tags:

Sîrove (4)

 

  1. aslan sagt:

    Yorumunuz yayinlanma degeri görmemistir. genel ahlak vede uslüp acisindan son derece zavallica yazilmistir. Küfür vede birey sahsina haksizlik iceren, asagilayan yorumlara bizler yer vermemekteyiz. Bu tür yorumlarinizi Türk sitelerinde yapabilirsiniz. Onlarin ahlaklari uygundur.
    Parastinnews

  2. Ebu Ceren sagt:

    ROLİHLAHLA (NELSON) MANDELA

    Konumuzla uzaktan, yakından hiçbir alâkası yok. Ama ben izninizle konuyu dağıtıp dünyanın en ünlü mahkûmu olarak anılan birinden söz edeceğim.

    Irkçı Güney Afrika Cumhuriyeti’nde beyazların egemenliğine karşı savaş veren Afrika Ulusal Konseyi (ANC) adlı örgütün kurucusu olmak suçundan yargılanan ve uzun bir tutukluluk dönemi geçiren ünlü gerilla liderinden.

    Dünyanın en ünlü mahkûmu olarak bilinen bu lider Rolihlahla Mandela’dır.

    Yerli dilindeki asıl adını, ilkokula başladığında, zenci olan ilk öğretmeni, -nedense- beyazların telaffuz edemeyeceğini bahane ederek Nelson olarak değiştirmiştir.

    Ve o küçücük yaşta ilk ateşleme gerçekleşmiş, kafada kıvılcımlar çakmıştır.

    Neden?

    Neden babamın bana kendi dilimle verdiğim isim, beyazlar telaffuz edemez diye değiştiriliyor! Bu halka bu korkuyu kim öğretti?

    Ve ilk adım: Ciddiyet, vakar, çatık kaşlı tebessüm.

    Mandela ilkokulda başlayan düşüncesine, lise yıllarında başlayan mücadeleyle devam etti. Ardından 1961 yılında ırkçılığa karşı silahlı direnişi üstlenen ve kongrenin askeri kanadı özelliğindeki Umkhonto ve Sizwe’yi (Milli Mızrağı) kurup başkanı olarak sürdürdü.

    Aktif mücadelesi sadece 3 yıl sürdü. 1964 yılında tutuklandı. İlk duruşmada (belki de gözaltında) Halkın, tamamının temsil edilmediği ve beyazların temsil edildiği parlamentonun çıkardığı kanunlara uymak zorunda olmadığını savundu.

    Böylelikle zaten hükmünü önceden kararlaştırmış olan mahkeme heyetine gereken dersi verdi. Ve beyaz yönetim tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

    Irkçı Güney Afrika yönetimi tarafından hapishanede yıllarca siyahları şiddete yönlendirmesi için yapılan baskılara karşı durdu, asla şiddete prim vermedi, halkı üzerine hesap yapmadığı gibi yapılan hesapları da boşa çıkardı.

    Hapishanede yazdığı defteri bile elinden alınmışken, halkını şiddete yönlendirmesi, sokaklara dökmesi için vereceği mesajların dışarıya taşınacağına söz verildi. Halkını tahrik etmesi koşulu dışında dışarıyla temasına asla izin verilmedi. Öyle ki, 28 yıl önce hapishanede el konan defteri ancak 2004 yılında, yani 23 yıl sonra günışığına çıkarılabildi.

    1990 yılında devlet başkanı De Klerk tarafından şartsız olarak serbest bırakıldı. Serbest bırakıldığı zaman 71 yaşındaydı.

    27 yıl sonra 71 yaşında hapisten çıktığında bunca yıl boyunca kendini hiç geliştirmediği için halkını hayal kırıklığına uğrattı (!)

    Çünkü 27 yıl sonra hapisten çıkışını (1990) Güney Afrika Cumhuriyetinin yasama başkenti Cape Town’ın 7 Km. doğusundaki hapishanenin önünde gün boyu bekleyen yüz binlerce insan, Mandela’dan sadece 30 yıl önce idamla yargılandığı mahkemedeki son sözlerini duydu:

    “Ben beyazların tahakkümüne karşı savaştım, siyahların tahakkümüne karşı savaştım, demokratik ve özgür toplum fikrini öğütledim, bunun için ve bunu başarmak için yaşadım; bunun için ölmeye de hazırım!”

    Evet, bu lider Rolihlahla (Nelson) Mandela. Filmlere dahi konu olması, bazı bireylere ders vermesi açısından çok önemli bir şahsiyet.

    Serbest bırakılmasına Güney Afrika siyahlarının yanında birçok beyaz da sevindi. Mandela’nın; “Mücadele benim hayatımdır. Hayatımın sonuna kadar siyahların bağımsızlığı için mücadele edeceğim,” demesi, halk arasında onu bayraklaştırdı.

    94 sonrası oluşan yeni Güney Afrika’nın hoşgörü toplumu olacağının altını çizdi. Ülkenin anayasası insan haklarına saygılı hale getirdi. Zencileri yıllardır ezen beyaz azınlığa da yeni ülkede yer olduğunu göstererek tolerans dersi verdi. 27 yıl boyunca hapis yatarken, özellikle hapishanenin beyaz gardiyanları tarafından şiddetli baskıya uğramasına rağmen beyazlara karşı nefret beslememesi ayrıca dikkat çekilmesi gereken bir noktadır.

    Sözü Mandela’nın tarihe her dilde ve altın harflerle yazılacak bir sözüyle bağlayalım:

    “Doğru şeyi yapmak için her zaman ‘doğru’ zamandır.” Tabi bunu derken ‘Barış’ı falan kastettiğini sanmıyorum! Yanlış anlaşılmasın!

    Not: Aslında bu liderin ismini yazmamış, yorumun sonuna bilin bakalım bu lider kimdir diye soru eklemiştim. Küçük kızım Ceren bana güldü, baba dedi, böyle basit soru mu olurmuş? Ben de baştan yazdım.

  3. gollanpesi sagt:

    Ey DTPli halkin secilmis Milletvekilleri! Kurdistan icin sokaklara dökülmeye vede halkin istemlerini haykirmaya varmisiniz?
    CANIMLA KANIMLA VARIM BEN SIZ VARMISINIZ YASLI ANNEMDE HAZIR SOKKAGA CIKACAK? YA SEN AYSEL YASEN SABAHAT.VS

  4. Sonuna kadar haklisin yazar kardes.
    oylarimizla bizim fermanimizi Tirkolerin eline veren DTP eger sadece bir hafta bu halki KURDISTAN icin eylem amacli caddelere tasirsa kuranima devrim olur.
    Ama adamlarin amaci kurdistan degil, sadece sn Öcalanin sagligidir. Onunda tüm esirler gibi durumunun düzeltilmesini isterim tabi. Ama esas amac kitlelerin enerjilerini Kurdistan amacli ortaya koymak olmalidir.

    Riha’dan sevgiler

Sîrove bike